Küresel Rüzgar Enerjisinde Büyük Artış: Yıl Sonuna Kadar 180 Gigavatı Aşan Kapasite Bekleniyor
Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Üst Yöneticisi (CEO) Ben Backwell, küresel rüzgar sektörünün geçen yıl 165 gigavat kapasite kurarak rekor kırdığını, bu yıl ise 180 gigavattan daha fazla kapasitenin devreye alınmasının beklendiğini söyledi.
Backwell, WindEnergy Hamburg etkinliği kapsamında düzenlenen Küresel Rüzgar Piyasası Sahnesi - Açılış Oturumunda yaptığı konuşmada, rüzgar sektöründeki hızlı büyümeye rağmen küresel enerji dönüşümünün ihtiyaç duyduğu kapasitenin henüz gerisinde bulunulduğunu belirtti.
Küresel Rüzgar Enerjisinde 180 Gigavatın Üzerinde Yeni Kapasite Bekleniyor
Küresel rüzgar enerjisi sektöründe kapasite artışının hızlandığını belirten Backwell, geçen yıl gerçekleştirilen yatırımlarla 165 gigavatlık yeni rüzgar kapasitesinin devreye alındığını ifade etti.
Bu rakam küresel rüzgar sektörü açısından rekor seviyeye işaret ederken, 2026 yılı için beklentinin daha da yüksek olduğu belirtildi. Buna göre yıl sonuna kadar 180 gigavattan fazla rüzgar enerjisi kapasitesinin devreye alınması bekleniyor.
Backwell, rüzgar sektöründeki büyümeye karşın küresel enerji dönüşümünün ihtiyaç duyduğu kapasite seviyesine henüz ulaşılamadığını vurguladı.
Enerji Güvenliği Rüzgar Enerjisine Olan İlgiyi Artırıyor
Küresel enerji sektöründeki dönüşümün yalnızca iklim hedefleri üzerinden değerlendirilmediğine dikkat çeken Backwell, jeopolitik gerilimler ve çatışmaların enerji güvenliğini yeniden gündemin merkezine taşıdığını belirtti.
Fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar ve enerji arz güvenliğiyle ilgili endişelerin ülkelerin enerji sistemlerini yeniden değerlendirmesine neden olduğunu ifade eden Backwell, bu gelişmelerin enerji dönüşümünü hızlandırdığını söyledi.
Bu çerçevede rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, enerji depolama sistemleri ve elektrik şebekelerinin birlikte geliştirilmesinin önem kazandığı belirtildi.
“Enerji Sisteminin Bütüncül Olarak Ele Alınması Önemli”
Backwell, enerji dönüşümünün yalnızca daha fazla rüzgar türbini kurulmasıyla gerçekleştirilemeyeceğini ifade ederek, rüzgar enerjisinin diğer yenilenebilir kaynaklar ve enerji altyapısıyla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
“Küresel rüzgar sektörü geçen yıl 165 gigavat kapasite kurarak rekor kırdı, bu yıl ise 180 gigavattan daha fazla kapasitenin devreye alınması bekleniyor. Rüzgar enerjisi, güneş, enerji depolama ve elektrik şebekeleriyle entegre şekilde geliştirilmesi gerekiyor. Enerji sisteminin bütüncül olarak ele alınması önemli.”
Backwell, rüzgar yatırımlarının yoğun olduğu bazı pazarlarda elektrik üretiminde kısıntı ve gün içindeki negatif elektrik fiyatları gibi sorunların ortaya çıktığını belirtti.
Ancak bu sorunların teknik açıdan çözülebileceğini ifade eden Backwell, rüzgar enerjisinin enerji sistemi içerisindeki rolünün daha geniş bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Rüzgar Enerjisinin Ekonomik ve Toplumsal Katkısı Öne Çıkarılacak
Rüzgar sektörünün yalnızca enerji üretim kapasitesi açısından değil, istihdam, yatırım ve enerji sistemlerinin gelişimi bakımından da önemli bir potansiyele sahip olduğu belirtildi.
Backwell, sektörün ekonomik ve toplumsal faydalarının daha güçlü şekilde anlatılması gerektiğini ifade etti.
“Rüzgar sektörünün ekonomik ve toplumsal faydalarının daha güçlü şekilde anlatılması gerekiyor. Rüzgar sektörü, istihdam ve yatırım oluşturma, enerji sistemlerinin gelişimine katkı sağlama ve enerji dönüşümünü destekleme potansiyeli yüksek bir alan.”
Backwell ayrıca rüzgar sektörünün bu mesajı Antalya'da düzenlenecek COP31 kapsamında da gündeme taşıyacağını belirtti.
“Sektör bu mesajı kasımda Antalya'da düzenlenecek COP31'de de gündeme taşıyacak. Rüzgar enerjisinin elektrifikasyon ve enerji dönüşümünün merkezindeki rolü ortaya konulacak.”
Türkiye’nin Rüzgar Enerjisi Kurulu Gücü 15 Gigavatı Aştı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan da Türkiye'nin rüzgar enerjisi kapasitesine ilişkin hedefleri açıkladı.
Demircan, Türkiye'nin mevcut yaklaşık 15 gigavatlık rüzgar enerjisi kurulu gücünü, gelecek 10 yılda yaklaşık 40 gigavata çıkarmayı hedeflediğini belirtti.
Türkiye'nin denizüstü rüzgar enerjisinde de önemli bir kapasite artışı planladığını ifade eden Demircan, 2035 yılına kadar 5 gigavat denizüstü rüzgar kapasitesine ulaşma hedefinin bulunduğunu söyledi.
Bu hedefler doğrultusunda Türkiye'nin hem karasal hem de denizüstü rüzgar enerjisinde kapasitesini artırması planlanıyor.
Türkiye’nin Enerji Talebi Yıllık Yüzde 4-5 Artacak
Demircan, enerji sektöründe jeopolitik gerilimler, enerji güvenliği ve iklim değişikliği nedeniyle yeni bir döneme girildiğini belirtti.
Türkiye'nin enerji politikasının; yerli ve yenilenebilir kaynakların artırılması, arz güvenliğinin sağlanması ve artan enerji talebinin karşılanması ekseninde şekillendirildiğini ifade eden Demircan, enerji tüketimindeki artışa da dikkat çekti.
Türkiye'nin enerji talebinin son 10 yılda yıllık ortalama yüzde 5'in üzerinde arttığını belirten Demircan, gelecek dönemde de yıllık yaklaşık yüzde 4-5 seviyesinde büyüme beklediklerini söyledi.
Bu nedenle elektrik üretim portföyünün gelecekte oluşması beklenen talebe göre hazırlanması gerektiğini vurguladı.
İlk Denizüstü Rüzgar İhalesi 2027’nin İlk Çeyreğinde Planlanıyor
Türkiye'nin denizüstü rüzgar enerjisi hedefleri kapsamında atılacak adımlara ilişkin bilgi veren Demircan, teknik şartname çalışmalarının tamamlanma aşamasında olduğunu açıkladı.
İlk denizüstü rüzgar ihalesinin 2027 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilmesinin planlandığını belirten Demircan, 2035 yılına kadar her yıl yaklaşık 1 gigavatlık yeni denizüstü rüzgar projesinin gerçekleştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
“2035'e kadar her yıl yaklaşık 1 gigavatlık ilave denizüstü rüzgar projesi gerçekleştirmeyi planlıyoruz. 2035'e kadar 5 gigavatlık denizüstü rüzgar kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz.”
Bu plan doğrultusunda Türkiye'nin denizüstü rüzgar kapasitesinin önümüzdeki yıllarda kademeli olarak artırılması hedefleniyor.
Yenilenebilir Enerjide Finansman İhtiyacı Öne Çıkıyor
Demircan, yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki temel sorunlardan birinin finansmana erişim olduğunu belirtti.
Küresel iklim hedeflerine ulaşılabilmesi için mevcut yatırım seviyelerinin artırılması gerektiğini ifade eden Demircan, Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanında önemli bir sanayi ve insan kaynağı kapasitesi oluşturduğunu söyledi.
“Türkiye, yenilenebilir enerji alanında güçlü bir sanayi ve insan kaynağı kapasitesi oluşturdu. Ancak yeni yatırımların hayata geçirilmesi için finansman araçlarının çeşitlendirilmesine ihtiyaç bulunuyor.”
Finans kuruluşlarının enerji sektörünün dinamiklerini daha yakından anlamasının önemine dikkat çeken Demircan, yenilenebilir enerji yatırımlarında kullanılabilecek yeni finansman modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Finans kuruluşlarının enerji sektörünün dinamiklerini daha yakından anlaması gerekiyor. Yenilenebilir enerji yatırımları için yeni finansman modellerinin geliştirilmesi önemli.”
COP31’de Yenilenebilir Enerji ve Karbon Nötr Hedefleri Gündemde Olacak
Türkiye'nin COP31'e Antalya'da ev sahipliği yapacağını hatırlatan Demircan, zirvede yenilenebilir enerji ve karbon nötr hedeflerine ilişkin iddialı adımların gündeme geleceğini söyledi.
Demircan, COP31'in yalnızca iklim hedeflerinin ele alınacağı bir platform olmayacağını, aynı zamanda ülkeler arasındaki enerji işbirliğinin ve elektrik enterkonneksiyonlarının geliştirilmesi açısından da önemli bir fırsat oluşturacağını ifade etti.
Bu kapsamda yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, ülkeler arasında enerji bağlantılarının geliştirilmesi ve enerji dönüşümünün hızlandırılması başlıklarının öne çıkması bekleniyor.
Küresel Rüzgar Enerjisinde Yeni Dönem
Küresel rüzgar sektörünün 2025 yılında 165 gigavatlık yeni kapasiteyle rekor kırması, 2026 yılında ise 180 gigavatın üzerinde yeni kapasite beklentisinin bulunması, sektördeki büyümenin devam ettiğini ortaya koyuyor.
Türkiye tarafında ise mevcut yaklaşık 15 gigavatlık rüzgar enerjisi kurulu gücünün 40 gigavata çıkarılması, denizüstü rüzgarda ise 2035'e kadar 5 gigavat kapasiteye ulaşılması hedefleniyor.
İlk denizüstü rüzgar ihalesinin 2027'nin ilk çeyreğinde yapılmasının planlanması ve her yıl yaklaşık 1 gigavatlık yeni denizüstü rüzgar projesinin hedeflenmesi, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde bu alandaki kapasite artışını hızlandırmayı planladığını gösteriyor.