Türk Telekom’dan yapay zekada yeni dönem: Kodsuz yapay zeka ajanlarıyla ağlar tam otonom olacak
Türk Telekom, yapay zeka ajanlarının eğitilmesine ve otomasyon süreçlerine dahil edilmesine imkan sağlayacak Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu'nu hayata geçiriyor. Platform ile telekomünikasyon şebekelerinin kendi kendini optimize etmesi, hataları önceden tespit ederek çözmesi ve insan müdahalesini azaltarak yüksek otomasyon seviyelerine ulaşması hedefleniyor.
Türk Telekom, kişisel yapay zeka ajanlarının eğitilmesi ve otomasyon süreçlerine dahil edilmesine olanak sağlayacak yeni nesil "Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu"nu geliştirdiğini duyurdu.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, kodlama bilgisine ve karmaşık komutlara ihtiyaç duymadan yapay zeka destekli akıllı asistanların oluşturulmasını mümkün kılan platform, kullanıcının ihtiyacına yönelik niyet tespiti yapabilen gelişmiş altyapısıyla strateji geliştirebilen ve birbirleriyle haberleşebilen çok ajanlı yapısı sayesinde görevleri paylaştırarak tam otomasyon sağlıyor.
Yapay zeka ajanlarının devreye girmesiyle ağlar statik bir altyapı olmaktan çıkarken, geliştirilen bu yenilikçi platform, ağın kendi kendini yönetebilen, risk ve tehlikelerden korunan canlı bir organizma gibi kendi ihtiyaçlarını karşılamasını sağlıyor.
Platform sayesinde Türk Telekom ağları; akıllı cihaz yapılandırma, kendini onaran ağlar, enerji optimizasyonu, kusursuz müşteri deneyimi, kapasite ve planlama gibi birçok süreci insan müdahalesi gerektirmeden ve hatasız biçimde yürütecek.
Bu dönüşümle Türk Telekom'un, uluslararası standartların belirlediği otonom ağlar vizyonu doğrultusunda L4 (yüksek otomasyon) ve L5 (tam otonom) seviyelerine ulaşması hedefleniyor.
Türk Telekom'dan stratejik teknolojilere patent odağı
Türk Telekom, gerçekleştirdiği stratejik çalışmalarla Türkiye'nin teknoloji üretme ve ihraç etme kapasitesini de güçlendiriyor.
"Milli teknoloji hamlesi vizyonu" doğrultusunda milli dijital çözümler ile yerli girişimleri destekleyen şirket, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 verilerine göre, patent başvuru sayısında 2024'te elde ettiği liderliği 2025'te de sürdürdü ve AR-GE ile inovasyondaki istikrarlı yükselişini devam ettirerek zirvedeki yerini aldı.
Şirket, patent çalışmalarını 5G ve 6G haberleşme sistemleri, uydu bağımsız iletişim teknolojileri, karasal olmayan ağlar (NTN) ve yapay zeka tabanlı ağ yönetimi gibi yenilikçi ve kritik alanların yanı sıra sinyal işleme ile fiber-optik altyapı gibi stratejik teknoloji eksenlerinde yoğunlaştırıyor.
Türk Telekom, sektöre kazandırdığı patentler, akademik yayınlar ve uluslararası standartlara yaptığı katkılarla dijital geleceğin inşasına öncülük ediyor.
Türk Telekom yapay zeka ile ağ yönetimini dönüştürecek
Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, güçlü altyapıları ve teknoloji birikimleriyle Türkiye'nin dijital dönüşümüne öncülük ettiklerini belirtti.
Orhan, yeni nesil teknolojileri şebekelerine entegre ederek hem verimliliği artırdıklarını hem de dijital dünyanın artan ihtiyaçlarını karşılayan bir ekosistem oluşturduklarını anlattı.
Yapay zeka altyapısının küresel ölçekte kritik önem taşıyan stratejik bir altyapı olduğunu ve tüm sektörlerin olmazsa olmaz bir bileşeni haline geldiğini vurgulayan Orhan, şu ifadeleri kullandı:
"Türk Telekom olarak milli teknoloji ekosistemini güçlendirmek ve yapay zekada dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ekiplerimizin kendi 'akıllı asistanlarını' oluşturabilmesini sağlayan yenilikçi Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu'nu yakın zamanda hayata geçireceğiz."
Orhan, platformun yalnızca çalışanlara yönelik bir asistan olmayacağını belirterek, telekomünikasyon şebekelerinin yapay zeka ile daha ileri bir otomasyon seviyesine taşınacağını ifade etti.
"Geliştirdiğimiz bu platform, sadece çalışanlarımız için bir asistan olmakla kalmayacak, telekomünikasyon şebekemizin kendi kendini optimize eden, hataları önceden tespit edip çözen canlı bir organizma gibi çalışmasını sağlayarak ağımızı uluslararası standartlarda tam otonom seviyeye taşıyacak."
Yapay zeka ile zaman ve enerji tasarrufu hedefleniyor
Türk Telekom'un geliştirdiği platformun yalnızca ağ yönetiminde otomasyonu artırması değil, aynı zamanda zaman ve enerji tasarrufu sağlaması da hedefleniyor.
Zafer Orhan, yapay zeka destekli ağ yönetiminin şirketin operasyonel verimliliğine ve çevresel etkilerine de katkı sağlayacağını belirterek şöyle konuştu:
"Bu sayede ağ yönetimimizde verimliliğimizi artıracak, zaman ve enerji tasarrufu ile çevresel etkilerimizi de azaltacağız."
Platformun hayata geçirilmesiyle Türk Telekom'un dünyadaki öncü operatörlerden biri olmasının hedeflendiğini ifade eden Orhan, yapay zeka teknolojilerinin kullanımının yalnızca yazılım uzmanlarıyla sınırlı kalmayacağını vurguladı.
"Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu ile dünyadaki öncü operatörlerden biri olacağız. Bu öncü uygulama ile teknolojiyi yalnızca yazılım uzmanlarının değil, iş dünyasının her kademesinin kullanabileceği bir platforma dönüştüreceğiz."
Orhan, Türk Telekom'un teknoloji üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonu doğrultusunda milli teknolojiler geliştirmeyi ve bu teknolojileri hayatın her alanına entegre ederek değer yaratmayı sürdüreceğini belirtti.
Telekomünikasyon şebekelerinde tam otonom dönem
Geliştirilen Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu ile yapay zeka ajanlarının telekomünikasyon şebekelerindeki süreçlere doğrudan dahil edilmesi amaçlanıyor.
Platformun çok ajanlı yapısı sayesinde farklı görevlerin yapay zeka ajanları arasında paylaştırılması, ağın ihtiyaçlarının analiz edilmesi ve belirlenen süreçlerin otomatik şekilde yürütülmesi planlanıyor.
Bu kapsamda akıllı cihaz yapılandırma, kendini onaran ağlar, enerji optimizasyonu, müşteri deneyimi, kapasite yönetimi ve planlama gibi alanlarda yapay zeka destekli otomasyonun artırılması hedefleniyor.
Türk Telekom'un bu teknolojiyle ulaşmayı hedeflediği L4 yüksek otomasyon ve L5 tam otonom ağ seviyeleri, şebeke operasyonlarında insan müdahalesinin azaltılması ve ağların daha akıllı, proaktif ve kendi kendini yönetebilen bir yapıya kavuşturulması açısından önem taşıyor.
Kaynak AA Haber