Türkiye İhracatta G20’yi Geride Bıraktı! Mal İhracatı Yüzde 8,5 Arttı, ABD ve Çin’i Solladı
İhracat ·04.09.2026

Türkiye'nin mal ihracatı 2026'nın ikinci çeyreğinde yüzde 8,5 arttı ve G20'nin yüzde 5,9'luk ortalamasını aştı. Hizmet ihracatı da yüzde 7,6 yükseldi.

Paylaş Bağlantı kopyalandı

Türkiye'nin Mal İhracatındaki Artış G20 Ortalamasını Aştı

Türkiye'nin mal ihracatı, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 8,5 arttı. Türkiye'nin ihracatındaki bu artış, aynı dönemde yüzde 5,9 olarak gerçekleşen G20 ortalamasının 2,6 puan üzerinde gerçekleşti.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) 2026 yılı ikinci çeyreğine ilişkin uluslararası ticaret istatistiklerinden derlenen bilgilere göre, G20 ülkelerinde mal ticareti yılın ikinci çeyreğinde hızlandı.

G20'de Mal İhracatı İkinci Çeyrekte Hızlandı

Cari dolar bazında ve mevsimsellikten arındırılmış verilere göre, G20'nin mal ihracatı ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 5,9 arttı. Aynı dönemde G20 ülkelerinin mal ithalatındaki yükseliş ise yüzde 6,7 seviyesine ulaştı.

Türkiye ise mal ihracatındaki performansıyla G20 ortalamasının üzerine çıktı.

Yılın ilk çeyreğinde yüzde 1,8 gerileyen Türkiye'nin mal ihracatı, ikinci çeyrekte yüzde 8,5 artış gösterdi. Böylece Türkiye'nin mal ihracatındaki çeyreklik artışı, G20 ortalamasının 2,6 puan üzerinde gerçekleşti.

Türkiye'nin mevsimsellikten arındırılmış mal ihracatının parasal büyüklüğü de yükseldi. İlk çeyrekte 67,3 milyar dolar olan mal ihracatı, ikinci çeyrekte 73 milyar dolara çıktı.

Türkiye'nin Mal İthalatı 95,2 Milyar Dolara Geriledi

Türkiye'nin mal ithalatında ise ikinci çeyrekte sınırlı bir gerileme görüldü.

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre Türkiye'nin mal ithalatının parasal büyüklüğü, ilk çeyrekteki 95,7 milyar dolardan ikinci çeyrekte 95,2 milyar dolara geriledi.

Böylece ikinci çeyrekte Türkiye'nin mal ihracatında güçlü bir artış yaşanırken, mal ithalatında sınırlı bir düşüş kaydedildi.

G20'de İhracat Artışında Hindistan Zirvede

G20 üyeleri arasında 2026 yılının ikinci çeyreğinde mal ihracatında en yüksek artış yüzde 20,4 ile Hindistan'da kaydedildi.

Hindistan'ı;

  • Yüzde 19,3 ile Güney Kore,

  • Yüzde 13,5 ile Kanada,

  • Yüzde 12,2 ile Meksika izledi.

Türkiye'nin yüzde 8,5'lik ihracat artışı ise G20 ortalamasının yanı sıra çok sayıda büyük ekonominin üzerinde gerçekleşti.

Türkiye'nin ikinci çeyrekteki ihracat performansı;

  • Avustralya'nın yüzde 8,4,

  • İngiltere'nin yüzde 6,6,

  • Çin'in yüzde 4,7,

  • ABD'nin yüzde 3,9,

  • Avrupa Birliği'nin yüzde 3,9,

  • Brezilya'nın yüzde 3,7,

  • Almanya'nın yüzde 2,1,

  • Fransa'nın yüzde 1,8,

  • İtalya'nın yüzde 1,8 ihracat artışının üzerinde gerçekleşti.

Türkiye böylece OECD tablosunda yer verilen G20 ekonomileri arasında mal ihracatındaki çeyreklik artış bakımından üst sıralarda yer aldı.

Türkiye'nin Hizmet İhracatı da G20'yi Geride Bıraktı

Türkiye'nin dış ticaretindeki olumlu görünüm yalnızca mal ihracatıyla sınırlı kalmadı. Hizmet ihracatında da G20 ortalamasının üzerinde bir performans ortaya çıktı.

OECD'nin öncü tahminlerine göre, G20 genelinde hizmet ihracatı yılın ikinci çeyreğinde yüzde 3,4, hizmet ithalatı ise yüzde 2,5 arttı.

Türkiye'nin hizmet ihracatı ise ilk çeyrekteki yüzde 7,3'lük düşüşün ardından ikinci çeyrekte yüzde 7,6 yükseldi.

Böylece Türkiye'nin hizmet ihracatındaki artış, G20 ortalamasının iki katından fazla gerçekleşti.

Aynı dönemde Türkiye'nin hizmet ithalatındaki artış ise yüzde 0,3 ile sınırlı kaldı.

"Hizmet Ticareti Ulaştırma, Seyahat ve Dijital Hizmetlerden Destek Alıyor"

Marmara Üniversitesi Uluslararası Politik Ekonomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Al, G20'de mal ithalatının yüzde 6,7, mal ihracatının ise yüzde 5,9 artmasının küresel ekonomide talebin tamamen zayıflamadığını gösterdiğini belirtti.

Al, özellikle teknoloji ve sanayi ürünlerindeki ticaret hareketliliğine dikkat çekti.

"Özellikle bilgisayar, yarı iletken ekipmanı, elektronik ve makine ticaretindeki artış üretim ve yatırım faaliyetlerinin sürdüğüne işaret ederken, hizmet ticareti ulaştırma, seyahat ve dijital hizmetlerden destek alıyor."

Bununla birlikte Al, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki çatışmalar, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve ticaret politikalarındaki belirsizliğin küresel görünümü kırılgan tuttuğunun altını çizdi.

Bu nedenle ikinci çeyrekteki hızlanmanın kalıcı bir toparlanmanın kesin işareti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Al, söz konusu gelişmenin güçlü ancak jeopolitik ve ekonomik şoklara açık bir ticaret genişlemesi olarak ele alınmasının daha doğru olacağını ifade etti.

Al, özellikle teknoloji yatırımlarının sürmesinin küresel ticarette sanayi ve hizmet kanallarında eş zamanlı direnç oluşturduğunu söyledi.

Küresel Ticarette Korumacılık ve Jeoekonomik Parçalanma

Prof. Dr. Arzu Al, küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin ticaret hacmini tamamen azaltmak yerine ticaretin yönünü, maliyetini ve bileşimini değiştirdiğine işaret etti.

"Korumacılık bugün ticareti azaltmaktan çok, ticaretin yönünü, maliyetini ve bileşimini değiştiriyor. ABD, AB, Çin, Hindistan ve diğer büyük ekonomiler tarifeler, sübvansiyonlar, ihracat kontrolleri ve yerli üretim teşvikleriyle stratejik sektörleri koruyor."

Firmaların tedarikçilerini çeşitlendirdiğini, üretimin bazı aşamalarını başka ülkelere taşıdığını ve alternatif pazarlara yöneldiğini dile getiren Al, küresel ticaretteki büyüme ile jeoekonomik parçalanmanın aynı anda yaşanabileceğine dikkat çekti.

"Bu nedenle küresel ticaret hacmi artarken aynı anda jeoekonomik parçalanma da derinleşebiliyor. Mevcut hızlanma serbest ticaret düzenine geri dönüşten ziyade, güvenlik kaygılarının, stratejik bağımlılıkların ve devlet destekli sanayi politikalarının giderek daha fazla belirlediği yeni bir ticaret yapısına işaret ediyor. Dolayısıyla ticaretin büyümesi ile korumacılığın güçlenmesi günümüz uluslararası ekonomik düzeninde birbirini zorunlu olarak dışlayan gelişmeler değildir."

Türkiye İçin AB, ABD, Körfez, Afrika ve Asya Pazarları Öne Çıkıyor

Marmara Üniversitesi Uluslararası Politik Ekonomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Al, küresel ticarette Çin, ABD ve Avrupa Birliği arasındaki rekabetin derinleşmesinin Türkiye açısından bu üç merkezden birini seçmek anlamına gelmediğini, Türkiye'nin söz konusu rekabetten ekonomik alan açabilmesinin önem taşıdığını belirtti.

Al, AB ile Gümrük Birliği'nin Türkiye açısından önemli bir avantaj olduğunu ve güncellenmesinin iki taraf için de yeni ticaret ve yatırım imkanları sağlayacağını ifade etti.

Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin beşinci büyük mal ticaret ortağı olduğunu belirten Al, 2025 yılında Türkiye'nin mal ihracatının yüzde 42,7'sinin AB ülkelerine yapıldığını vurguladı.

Türkiye'nin AB pazarındaki güçlü konumunun yanı sıra farklı bölgelere yönelik pazar çeşitlendirmesinin de önem taşıdığına dikkat çeken Al, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Buna ABD, Körfez, Afrika ve Asya pazarlarında çeşitlenme eklenmelidir. Rusya-Ukrayna savaşı ve diğer jeopolitik kırılmalar Orta Koridor'un önemini artırıyor. Veriler bu yönde adımlar atıldığını gösteriyor. Lojistik altyapının, stratejik üretim kapasitesinin ve pazar çeşitlendirmesinin güçlendirilmesi Türkiye’nin ekonomik güvenliği açısından önem taşıyor. Böylece ticaret politikası, dış politika ve güvenlik stratejisiyle giderek daha doğrudan birleşiyor."

Teknoloji ve Makine Ticareti Üretim Talebine İşaret Ediyor

Al, sektörel verilerin ikinci çeyrekte üretim ve yatırım talebinin daha belirgin olduğunu gösterdiğini belirtti.

Özellikle elektronik, yarı iletken ekipmanı, makine ve yüksek teknoloji ürünlerindeki ithalat artışının bu eğilimi desteklediğini kaydetti.

Enerji ithalatındaki yükselişte ise fiyat etkisinin önemli rol oynadığını dile getiren Al, yeni tarifeler, ihracat kontrolleri ve diğer ticaret kısıtlamalarına ilişkin beklentilerin bazı ekonomilerde stoklamayı ve ithalatın öne çekilmesini teşvik ettiğini söyledi.

Al, küresel ithalat artışının arkasında birden fazla faktör bulunduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

"Bu nedenle yüzde 6,7’lik ithalat artışı, küresel talepteki canlanma ile ticaret politikası kaynaklı öne çekilmiş alımların birlikte etkilediği bir görünüm sunuyor. Sonraki çeyrekler bu iki etkinin ağırlığını daha açık gösterecektir. Bu ayrım, politika yapıcılar açısından özellikle önemlidir."

Türkiye'nin Dış Ticaretinde İkinci Çeyrek Tablosu

Gösterge2026 1. Çeyrek2026 2. ÇeyrekDeğişim
Türkiye mal ihracatı67,3 milyar $73 milyar $%8,5 artış
Türkiye mal ithalatı95,7 milyar $95,2 milyar $Gerileme
G20 mal ihracatı%5,9 artış
G20 mal ithalatı%6,7 artış
Türkiye hizmet ihracatı%7,6 artış
G20 hizmet ihracatı%3,4 artış
Türkiye hizmet ithalatı%0,3 artış
G20 hizmet ithalatı%2,5 artış

Türkiye'nin 2026 yılının ikinci çeyreğindeki yüzde 8,5'lik mal ihracatı artışı, G20'nin yüzde 5,9'luk ortalamasını geride bırakırken, hizmet ihracatındaki yüzde 7,6'lık yükseliş de G20'nin yüzde 3,4'lük performansının oldukça üzerinde gerçekleşti. Veriler, Türkiye'nin küresel ticarette hem mal hem de hizmet ihracatı kanallarında güçlü bir ikinci çeyrek performansı sergilediğini ortaya koydu.




Kaynak AA Haber 

Sponsorlu
Firmanızı GosbİK’e Ekleyin

Ücretsiz firma hesabıyla ürünlerinizi sergileyin, iş ilanlarınızı yayımlayın.

Firmaları Keşfet
Haberi hazırlayan
GosbİK

04.09.2026 20:37 tarihinde İhracat kategorisinde yayımlandı.