Enerji Dönüşümünde Yeni Bağımlılık Riski! Kritik Minerallerde Çin’in Payı Yüzde 90’ı Aşıyor
Enerji ·30.08.2026

Enerji dönüşümü fosil yakıt bağımlılığını azaltırken kritik mineraller yeni risk oluşturuyor. IEA'ya göre talep 2050'de 43 milyon tona çıkacak.

Paylaş Bağlantı kopyalandı

Enerji Dönüşümünde Yeni Risk: Kritik Mineraller Yeni Bağımlılık Alanı Oluşturuyor

Enerji dönüşümü fosil yakıtlara olan ithalat bağımlılığını azaltırken, temiz enerji teknolojilerinin üretimi, kritik minerallerin işlenmesi ve tedarik zincirlerindeki yoğunlaşma yeni enerji güvenliği risklerini beraberinde getiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, temiz enerji teknolojilerinde kullanılan kritik mineral talebinin 2024'te 12,3 milyon tondan 2050'de yaklaşık 43 milyon tona çıkması bekleniyor.

Dünyada enerji sistemlerinin fosil yakıtlardan temiz enerji kaynaklarına doğru dönüşümü hız kazanırken, bu dönüşümün beraberinde getirdiği yeni bağımlılık alanları da enerji güvenliği açısından daha fazla önem kazanıyor.

Güneş ve rüzgar enerjisi gibi temiz enerji kaynaklarının yaygınlaşması, fosil yakıt ithalatına ve dış kaynaklı arz şoklarına maruziyeti azaltırken, kritik minerallere, bunların rafinajına ve temiz enerji teknolojilerinin üretimine yönelik bağımlılık giderek artıyor.

IEA verilerine göre, dünyada temiz enerji teknolojilerinde kullanılan kritik mineral talebi 2024'te 12,3 milyon ton seviyesindeyken, 2050'de yaklaşık 43 milyon tona ulaşacak.

Gelecek projeksiyonları, kritik minerallerdeki yoğunlaşmanın madencilikten çok rafinaj ve işleme aşamasında yaşanacağına işaret ediyor.

Kritik Minerallerde Rafinaj Bağımlılığı Artıyor

Kritik minerallerin tedarik zincirlerinde özellikle rafinaj aşamasındaki yoğunlaşma dikkat çekiyor.

Halihazırda dünyada lityum rafinaj kapasitesinin yüzde 85'i ve batarya sınıfı grafit işleme kapasitesinin yüzde 91'i üç ülkenin elinde bulunuyor.

Nadir toprak elementleri hariç tutulduğunda, her mineraldeki en büyük rafinaj ülkesinin ortalama payı 2023'te yüzde 70'ten 2025'te yüzde 72'ye yükseldi.

Buna karşılık küresel kritik mineral yatırımlarında ise gerileme yaşandı.

Küresel kritik mineral yatırımları 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 9 azaldı.

Bu tablo, enerji dönüşümü için gerekli minerallere yönelik talep hızla artarken, bu minerallerin işlenmesi ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesine yönelik yatırımların aynı hızda ilerlemediğini ortaya koyuyor.

Tedarik Zincirleri Jeopolitik Risklere Açık Hale Geliyor

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Koordinatörü Dr. Mehmet Doğan Üçok, enerji dönüşümünün dışa bağımlılığı tamamen ortadan kaldırmadığını, daha çok bağımlılığın niteliğini değiştirdiğini söyledi.

Üçok, güneş ve rüzgar enerjisinin kullanımının yakıt ithalatı ihtiyacını ve dış kaynaklı arz şoklarına maruziyeti azalttığını, ancak bağımlılığın bir bölümünün kritik minerallere, bu minerallerin işlenmesine ve temiz enerji teknolojilerine kaydığını belirtti.

Kritik kaynakların işlenmesinde belirli ülkelerin öne çıktığına işaret eden Üçok, bu durumun yeni bir sanayi ve teknoloji bağımlılığı oluşturabileceği uyarısında bulundu.

“İşleme kapasitesinin az sayıda ülke ve sanayi merkezinde yoğunlaşması, yeni bir sanayi ve teknoloji bağımlılığına zemin hazırlayabilir.”

Hürmüz Boğazı'ndaki Kriz Kritik Mineral Zincirlerini de Etkiledi

Üçok, ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz kesintilerinin kritik mineral tedarik zincirleri üzerinde de etkili olduğuna dikkati çekti.

Yaşanan krizin kritik mineral zincirlerini yalnızca taşımacılık açısından değil, mineral işleme süreçlerinde kullanılan girdiler üzerinden de etkilediğini belirten Üçok, Hürmüz üzerinden kükürt akışında yaşanan aksamanın önemli sonuçlar doğurduğunu söyledi.

“Kriz, kritik mineral zincirlerini yalnızca taşımacılık üzerinden değil, işleme girdileri üzerinden de etkiledi.”

Hürmüz üzerinden kükürt akışında yaşanan aksamanın, mineral işlemede temel girdilerden biri olan sülfürik asidin fiyatını yükselttiğini ifade eden Üçok, bazı işleme süreçlerinde asit maliyetinin enerji maliyetini aşarak en büyük harcama kalemi haline geldiğini belirtti.

Bu gelişme, kritik mineral tedarik zincirlerinde enerji maliyetleri kadar, üretim süreçlerinde kullanılan diğer girdilerin ve lojistik bağlantıların da stratejik önem taşıdığını gösterdi.

Çin'in Kritik Mineral İşlemedeki Payı Yüzde 90'ı Aşıyor

Üçok, kritik minerallerdeki kırılganlığın önemli nedenlerinden birinin Asya'daki stratejik deniz yolları ile Çin merkezli rafinaj ve ileri işleme kapasitesinin aynı coğrafyada yoğunlaşması olduğunu aktardı.

Bölgede yaşanabilecek bir savaş veya uzun süreli deniz yolu kesintisinin taşımacılık, rafinaj ve üretim merkezlerine erişimi sınırlayabileceğini belirten Üçok, alternatif rotaların maliyetleri ve teslim sürelerini artırabileceğini söyledi.

Alternatif işleme kapasitesinin kısa sürede devreye alınmasının ise çok daha zor olduğuna dikkati çeken Üçok, Çin'in bazı kritik minerallerdeki küresel ağırlığına işaret etti.

Çin'in galyum, batarya sınıfı grafit ve yüksek saflıkta manganez işleme kapasitesindeki küresel payının yüzde 90'ı aştığını ifade eden Üçok, nadir toprak elementlerinin rafinaj ve ayrıştırılmasındaki payının ise yaklaşık yüzde 85 olduğunu kaydetti.

İhracat Kısıtlamaları Küresel Üretimi Riski Atına Sokabilir

Geçen yıl nadir toprak elementlerinde uygulanan ihracat kısıtlamalarının bazı otomotiv üreticilerini kapasite kullanımını azaltmaya veya üretime geçici olarak ara vermeye zorladığını belirten Üçok, kritik minerallerin tedarikindeki bağımlılığın küresel sanayi açısından oluşturduğu riske dikkat çekti.

Üçok, ihracat kısıtlamalarının tam olarak uygulanması halinde Çin dışında kritik minerallere bağımlı üretimin önemli bir riskle karşı karşıya kalabileceğini belirterek, yıllık yaklaşık 6,5 trilyon dolarlık üretimin riske atılabileceğinin altını çizdi.

Bu durum, kritik minerallerin yalnızca enerji dönüşümünün değil, otomotivden elektronik sektörüne kadar çok sayıda sanayi alanının üretim sürekliliği açısından stratejik önem taşıdığını ortaya koyuyor.

Rafinajda Çeşitlendirme Enerji Güvenliği İçin Kritik

Üçok, önümüzdeki dönemde enerji güvenliği açısından en önemli risklerden birinin deniz yolu kesintileri ile rafinaj ve ihracat kontrollerinin aynı kriz içerisinde birleşmesi olabileceğini değerlendirdi.

“Önümüzdeki 10 yılın en büyük jeopolitik riski, deniz yolu kesintileri ile rafinaj ve ihracat kontrolünün aynı kriz içinde birleşmesi olabilir. Böyle bir durumda lojistik darboğazlar ile işleme kapasitesine erişim sorunu birbirini besleyebilir.”

Üçok, rafinaj kapasitesi ve ihracat kontrollerinin büyük güç rekabetinde daha seçici baskı araçlarına dönüşebileceğini de belirtti.

Dünyada yeni rafinaj kapasitesi oluşturmanın yalnızca yüksek sermaye gerektirmediğini ifade eden Üçok, teknoloji, özel ekipman, izin süreçleri ve uzun vadeli alım güvencesinin de gerekli olduğunu söyledi.

Fiyat oynaklığı ve yatırımcıların artan temkinliliğinin yatırım ortamını zorlaştırdığını belirten Üçok, madencilikte yeni üretim merkezleri ortaya çıksa bile rafinaj kapasitesinin aynı hızda çeşitlenmesinin kolay görünmediğini dile getirdi.

“Madencilikte yeni üretim merkezleri ortaya çıksa bile rafinajın aynı hızla çeşitlenmesi kolay görünmüyor.”

Rezerv Sahibi Olmak Kadar İşleme Kapasitesi de Önemli

Enerji dönüşümünde kritik mineralin çıkarılması kadar nerede ve kim tarafından işlendiğinin de stratejik önem taşıdığını kaydeden Üçok, avantajın giderek yalnızca rezerv sahibi olmaktan ziyade minerali yüksek katma değerli ürüne dönüştürme kapasitesine dayandığını söyledi.

Bu nedenle enerji dönüşümüyle birlikte ülkelerin yalnızca maden rezervlerini artırmaya değil, rafinaj, ileri işleme, geri dönüşüm ve yüksek katma değerli ürün üretme kapasitesine de odaklanması gerekiyor.

Kritik mineral tedarik zincirlerindeki yoğunlaşma, enerji dönüşümünün sadece bir enerji üretim meselesi olmadığını; aynı zamanda sanayi, teknoloji, lojistik ve jeopolitik güvenlik başlıklarını da doğrudan ilgilendirdiğini gösteriyor.

Kritik Mineraller İçin Çözüm: Çeşitlendirme, Geri Dönüşüm ve Stratejik Stok

Üçok, enerji dönüşümünün getirdiği yeni bağımlılıkların azaltılması için tek bir çözüm bulunmadığına işaret etti.

Kritik mineral tedarik zincirlerinin daha dayanıklı hale getirilmesi için coğrafi çeşitlendirme, geri dönüşüm, teknolojik ikame ve stratejik stok oluşturma gibi yöntemlerin öne çıktığını belirtti.

“Politika seçenekleri petrol çağındakinden daha çeşitli çünkü mineraller stoklanabiliyor, geri dönüştürülebiliyor ve kısmen ikame edilebiliyor.”

Üçok, bu doğrultuda farklı tedarik kaynaklarının geliştirilmesinin yanı sıra geri dönüşüm kapasitesinin artırılmasının ve alternatif teknolojilerin geliştirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Uluslararası koordinasyonun da kritik olduğunu vurgulayan Üçok, madencilik, rafinaj, geri dönüşüm, stoklama ve deniz taşımacılığının birbirinden bağımsız değil, tek bir tedarik zinciri yaklaşımı içerisinde ele alınması gerektiğini belirtti.

“Madencilik, rafinaj, geri dönüşüm, stoklama ve deniz taşımacılığını birlikte ele alan daha bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç var.”

Enerji Dönüşümünde Yeni Dönemin Güvenlik Başlığı Kritik Mineraller

Enerji dönüşümüyle birlikte fosil yakıtlara yönelik bağımlılığın azalması, enerji güvenliği açısından önemli fırsatlar sunarken, temiz enerji teknolojilerinin ihtiyaç duyduğu kritik mineraller yeni bir stratejik bağımlılık alanı oluşturuyor.

Kritik mineral talebinin 2050'ye kadar yaklaşık 43 milyon tona çıkmasının beklenmesi, bu alandaki tedarik güvenliğinin önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağını gösteriyor.

Özellikle rafinaj ve ileri işleme kapasitesinin belirli ülkelerde yoğunlaşması, deniz yollarındaki jeopolitik riskler ve ihracat kontrolleri, enerji dönüşümünün karşı karşıya olduğu yeni riskler arasında bulunuyor.

Bu nedenle enerji güvenliğinin geleceğinde yalnızca enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi değil, kritik minerallerin madencilikten rafinaja, geri dönüşümden taşımacılığa kadar tüm tedarik zincirinin güvence altına alınması belirleyici olacak.





Kaynak AA Haber 

Sponsorlu
Firmanızı GosbİK’e Ekleyin

Ücretsiz firma hesabıyla ürünlerinizi sergileyin, iş ilanlarınızı yayımlayın.

Firmaları Keşfet
Haberi hazırlayan
GosbİK

30.08.2026 21:00 tarihinde Enerji kategorisinde yayımlandı.