Stratejik hatlarla her yol Türkiye’ye çıkacak
Türkiye, 2027-2029 döneminde atacağı adımlarla Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika arasındaki ticaret akışlarında “küresel lojistik merkez” olma hedefini büyütmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi başta olmak üzere stratejik ulaştırma hatlarının geliştirilmesi ve Türkiye’nin demir yolu ağları üzerinden Avrupa’ya daha güçlü şekilde bağlanması hedefleniyor.
AA muhabirinin, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’dan (OVP) yaptığı derlemeye göre, ihracatçıların küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla finansmana erişim imkanlarının geliştirilmesinden finansman maliyetlerinin azaltılmasına kadar birçok uygulama devreye alınacak.
Özellikle Türkiye’nin uluslararası ticarette rekabet gücünün ve lojistik merkez olma potansiyelinin güçlendirilmesi hedefiyle ticaret ve lojistik altyapısının etkinliği artırılacak. Böylece taşıma, depolama ve dağıtım süreçlerinin hızlandırılması ve maliyetlerin azaltılması sağlanacak. Bununla birlikte Türkiye’nin bölgesel ticaret ve lojistik bağlantılarındaki konumu daha da güçlendirilecek.
Uluslararası ulaştırma koridorlarının kapasitesi artırılacak
Türkiye’nin stratejik konumu ve gelişmiş ulaştırma altyapısından azami ölçüde yararlanılarak Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika arasındaki ticaret akışlarında küresel bir lojistik merkez haline gelmesi sağlanacak.
Ayrıca Türkiye’nin transit taşımacılıktaki payı ve lojistik hizmetlerden elde edilen katma değerinin artırılması hedefleniyor. Özellikle son dönemde bölgede yaşanan savaş ve gerilimler ile ulaşım hatlarında yaşanan krizler, Türkiye’nin stratejik konumunun uluslararası ticaret açısından önemini bir kez daha ortaya koymuştu.
Yapılacak çalışmalar ve devreye alınacak stratejik hatlarla birlikte bölgedeki bütün yolların Türkiye’ye çıkması hedefleniyor.
Bu kapsamda, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu başta olmak üzere uluslararası ulaştırma koridorlarının kapasitesi, sürekliliği ve rekabet gücü artırılacak.
Doğu-batı ve kuzey-güney eksenlerinin Türkiye’de bütünleşmesi sağlanarak alternatif ve dirençli ticaret güzergahları geliştirilecek. Böylece küresel ve bölgesel ölçekte yaşanabilecek ulaşım, tedarik ve lojistik krizlerine karşı Türkiye’nin daha güçlü bir alternatif güzergah konumuna ulaşması amaçlanıyor.
Orta Koridor bağlantıları güçlendirilecek
Türkiye’yi Azerbaycan, Orta Asya ve Çin’e bağlayan stratejik ulaşım ve ticaret bağlantısını sağlayan Orta Koridor kapsamında önemli demir yolu ve koridor projeleri güçlendirilecek.
Bu kapsamda Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı, Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demir Yolu Projesi ve Zengezur Koridoru bağlantıları güçlendirilecek.
Böylelikle Hazar havzasından Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan demir yolu güzergahlarının çeşitlendirilmesi ve taşıma kapasitesinin artırılması hedefleniyor.
Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki rolünün güçlendirilmesiyle Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin daha hızlı, güvenli ve alternatifli güzergahlar üzerinden gerçekleştirilmesi amaçlanıyor.
Hicaz Demir Yolu ile Orta Doğu bağlantısı güçlendirilecek
Hicaz Demir Yolu’nun iyileştirilmesiyle uluslararası ulaştırma koridorlarının Orta Doğu yönündeki devamlılığı ve bölgesel ticaret bağlantıları güçlendirilecek.
Bu adım, Türkiye’nin yalnızca doğu-batı yönündeki ticaret güzergahlarında değil, Orta Doğu ile Avrupa arasındaki ulaştırma ve lojistik bağlantılarında da merkezi bir rol üstlenmesini destekleyecek.
İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi stratejik bağlantıları güçlendirecek
İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi ile Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez bölgesinin Avrupa bağlantısının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Bu hat sayesinde Türkiye’nin önemli uluslararası ulaştırma koridorlarının Avrupa’ya erişiminde kritik bir bağlantı noktası haline gelmesi ve yük taşımacılığında demir yollarının daha etkin kullanılması amaçlanıyor.
Türkiye’nin uluslararası ticaretteki merkezi rolü artırılacak
Türkiye’nin 2027-2029 dönemindeki lojistik hedefleri yalnızca ulaştırma hatlarının geliştirilmesiyle sınırlı kalmayacak. Asya’dan ve Basra Körfezi’nden gelen yüklerin Türkiye üzerinden Avrupa’ya kesintisiz ve yüksek kapasiteli demir yolu bağlantısıyla ulaştırılması sağlanacak.
Bu kapsamda Türkiye’nin uluslararası ticaret güzergahlarındaki merkezi konumunun güçlendirilmesi ve ülkenin Asya ile Avrupa arasında stratejik bir lojistik geçiş noktası haline getirilmesi hedefleniyor.
Kalkınma Yolu ile liman-demir yolu-kara yolu entegrasyonu güçlendirilecek
Kalkınma Yolu kapsamında Basra Körfezi’nden gelerek Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan demir ve kara yolu bağlantıları geliştirilecek.
Bu doğrultuda “liman-demir yolu-kara yolu” entegrasyonu güçlendirilecek. Böylece yüklerin farklı taşıma modları arasında daha hızlı ve etkin şekilde aktarılması, lojistik süreçlerin hızlandırılması ve taşıma maliyetlerinin azaltılması amaçlanıyor.
Bu yatırımlar sonucunda Türkiye’nin kuzey-güney yönlü uluslararası ticaretteki merkezi rolünün artırılması hedefleniyor.
Lojistik merkezler ve üretim alanları uluslararası koridorlara bağlanacak
Uluslararası koridorların liman, lojistik merkez, organize sanayi bölgesi, üretim merkezi, havalimanı ve sınır kapılarıyla bağlantısı güçlendirilecek.
Bu bağlantıların geliştirilmesiyle üretim merkezlerinin uluslararası ticaret güzergahlarına erişiminin kolaylaştırılması ve Türkiye’nin lojistik altyapısının daha bütüncül hale getirilmesi amaçlanıyor.
Böylelikle demir yolunun yük taşımacılığındaki payının ve intermodal taşımacılık kapasitesinin artırılması, yeni yatırım, üretim ve istihdam alanlarının oluşturulması sağlanacak.
Türkiye’nin sanayi bölgeleri, limanları, lojistik merkezleri ve sınır kapıları arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi, ihracatçıların küresel pazarlara daha hızlı ulaşmasına da katkı sağlayacak.
Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları güçlendirilecek
Ayrıca “Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları”nın (YLDA) tedarik zincirindeki konumu güçlendirilecek.
YLDA desteği kapsamında daha fazla firmanın dağıtım ağlarına dahil olması sağlanacak. Böylece ihracatçıların farklı pazarlarda ürünlerini daha etkin şekilde dağıtabilmesi ve lojistik süreçlerini daha verimli yönetebilmesi hedefleniyor.
Uçtan uca teslimatların daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle gerçekleştirilmesiyle, önemli pazarlarda ihracatın sürdürülebilirliğini destekleyecek bir altyapı oluşturulacak.
Bu mekanizmaların güçlendirilmesiyle Türk ihracatçılarının uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması ve lojistik maliyetlerin azaltılması amaçlanıyor.
Kritik alanlarda stratejik tedarik mekanizmaları geliştirilecek
Türkiye’nin ekonomiye ilişkin 3 yıllık yol haritasında kritik girdi, ürün ve teknolojilerde dışa bağımlılığın bütüncül bir yaklaşımla ele alınması da önceliklendiriliyor.
Bu doğrultuda yalnızca ulaştırma ve lojistik altyapısının değil, aynı zamanda tedarik zincirlerinin güvenliği ve sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Jeopolitik gelişmeler ve ticareti kısıtlayıcı uygulamalardan kaynaklanabilecek risklerin erken tespit edilmesi ve yönetilmesi amacıyla izleme ve erken müdahale kapasitesi geliştirilecek.
Böylece küresel ticarette yaşanabilecek yeni krizlerin Türkiye’nin üretim, ihracat ve tedarik süreçleri üzerindeki etkisinin azaltılması amaçlanıyor.
Yüksek riskli ülke, sektör ve ürünler için alternatif tedarik mekanizmaları oluşturulacak
Yüksek risk taşıyan ülke, sektör ve ürünler için erken müdahale ve alternatif tedarik mekanizmaları geliştirilecek.
Öte yandan kritik alanlarda stratejik tedarik mekanizmaları oluşturulacak.
Bu adımlarla Türkiye’nin kritik girdilerde dışa bağımlılıktan kaynaklanabilecek riskleri daha etkin yönetmesi, tedarik zincirlerinde alternatiflerin artırılması ve ekonomik faaliyetlerin küresel gelişmelere karşı daha dirençli hale getirilmesi hedefleniyor.
Kaynak AA Haber